<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslam Bilgi</title>
	<atom:link href="http://www.islambilgi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islambilgi.com</link>
	<description>İslami bilgiler,dini bilgiler,namaz vakitleri,zekat bilgileri ,hac bilgileri,ehli sünnet alimleri,evliya filmleri,</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Feb 2012 16:45:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Namazı vaktinde kılmalı</title>
		<link>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/namazi-vaktinde-kilmali.html</link>
		<comments>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/namazi-vaktinde-kilmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 16:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti]]></category>
		<category><![CDATA[günahta ısrar etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Hurmet-i müsahere]]></category>
		<category><![CDATA[Kalbi mühürlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olmak caiz midir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islambilgi.com/?p=4741</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Evinde yalnız kılan kimse, namazları müstehab olan vakitlerinde mi kılmalı? Sabah namazını, camide cemaatle kılındığı vakte kadar geciktirmek uygun olur mu? CEVAP Uygun olmaz. O vakitler, cemaatle kılanlar içindir. Yalnızken, her namazı vakti girer girmez kılmaya gayret etmeli. Çünkü &#8230; <a href="http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/namazi-vaktinde-kilmali.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual:</strong> Evinde yalnız kılan kimse,  namazları müstehab olan vakitlerinde mi kılmalı? Sabah namazını, camide  cemaatle kılındığı vakte kadar geciktirmek uygun olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Uygun olmaz. O vakitler, cemaatle kılanlar içindir. Yalnızken,  her namazı vakti girer girmez kılmaya gayret etmeli. Çünkü namaz ne  kadar geç kılınırsa, sevabı o kadar azalır. İkindi ve yatsı  namazlarındaysa, İmam-ı azamın kavline uymaya çalışmalı. Namazı kılmadan  vakti çıkarsa, çok büyük günah olur. Kaza etmekle, bu günah affolmaz.  Yalnız borç ödenir. Bu günahı affettirmek için, tevbe-i nasuh yapmak  veya hacc-ı mebrur yapmak lazımdır. <strong>(Redd-ül-muhtar)</strong></p>
<p><strong>Hurmet-i müsahere<br />
Sual:</strong> S. Ebediyye’de, (Bir babayla kızı arasında hurmet-i  müsahere hâsıl olursa, kızın anasıyla yani adamın hanımıyla adam  arasındaki nikâh bozulmaz. Kadın başkasıyla evlenemez. Adamın, bu kadını  boşaması lazım olur. Bu kadınla evli kalması ebedî haram olur) deniyor.  Nikâh bozulmuyorsa, niye haram oluyor? Kadın, o adama haram oluyorsa,  niye başkasıyla evlenemiyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kadın, kocasıyla nikâhlı olduğu için, bir başkasıyla evlenemez.  Hurmet-i müsahere olduğu için de, kocasına haram oluyor. Yani kendi  hanımı, artık onun kayınvalidesi durumuna düşüyor, kayınvalidesiyle de,  evli kalması caiz olmaz. Hemen boşaması gerekir.</p>
<p>Bir erkek, bir kadınla zina etse, o kadının annesiyle de, kızıyla da,  evlenemez. O kadının annesi, kaynanası; kadının kızı da kendi kızı  yerine geçiyor.</p>
<p>Böyle bir durum olduğu zaman, evliliği kurtarabilmek için Şâfiî mezhebi  taklit edilir. Çünkü Şafii mezhebinde hurmet-i müsahere yoktur.</p>
<p><strong>Kalbi mühürlenmek<br />
Sual:</strong> Peygamberimiz, <strong>(Üç cumayı mazeretsiz kılmayan) </strong>veya <strong>(Günaha devam eden) </strong>için,<strong> (Kalbi mühürlenir)</strong> buyuruyor. Kalbi mühürlenmek ne demektir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kalbi mühürlenmek, iyilik yapamaz hâle gelmektir. Hayır,  hasenat ve ibadet yapmak ona zor gelir. Bundan kurtulmak için, tevbe  edip günahlardan kaçmaya çalışmalıdır, çünkü günahta ısrar etmek, insanı  küfre kadar sürükler.</p>
<p><strong>Tüp bebek<br />
Sual:</strong> Tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olmak caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Materyaller, evli karı kocadan alınır ve haram işlemeden yapılırsa caiz olur. <strong>(İ. Ahlakı)<br />
</strong>Bu işi erkek doktora yaptırmak caiz olmaz, çünkü hem çocuk sahibi olmak zaruret değil, hem de kadın doktor bulma imkânı vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/namazi-vaktinde-kilmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hazret-i Yezdan</title>
		<link>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/hazret-i-yezdan.html</link>
		<comments>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/hazret-i-yezdan.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 18:38:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islambilgi.com/?p=4737</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Yezdan, Zerdüştlerin iyilik tanrısına verdikleri isimmiş. Bu durumda mehter marşında geçen, (Kur’anda zafer vaat ediyor, Hazret-i Yezdan!) ifadesi uygun mu? CEVAP Mahzuru yoktur. Eski İran’ın en büyük dini olan ateşe tapınmayı kuran Zerdüşt, putların arasından Yezdan ve Ehremen isminde &#8230; <a href="http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/hazret-i-yezdan.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual:</strong> Yezdan, Zerdüştlerin iyilik tanrısına verdikleri isimmiş. Bu durumda mehter marşında geçen, <strong>(Kur’anda zafer vaat ediyor, Hazret-i Yezdan!)</strong> ifadesi uygun mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mahzuru yoktur.<br />
Eski İran’ın en büyük dini olan ateşe tapınmayı kuran Zerdüşt, putların  arasından Yezdan ve Ehremen isminde iki uknum tayin etti. Yezdan iyilik  tanrısı, Ehremen ise, kötülük tanrısı veya Yezdan’ın nur, aydınlık;  Ehremen’in de zulmet, karanlık olması gibi, misli görülmemiş bâtıl bir  itikad [inanç] ortaya koydu. <strong>(Cevap Veremedi kitabı)</p>
<p></strong>Yezdan; ilah, mevlâ demektir. Onlar bu güzel ismi taptıkları şeye koymuşlar. Bundan dolayı <strong>Yezdan </strong>isminin kötü olması gerekmez. Putlarına <strong>Mevlâ</strong> ismini de koyabilirlerdi. Bu durumda <strong>Mevlâ </strong>isminin de kötü olması gerekmezdi.<strong></p>
<p>İki kere fatiha okumak<br />
Sual: </strong>Namazda vacibin tekrarında secde-i sehv gerekiyor.  Fâtiha’yı bir defa zamm-ı sûreden önce, bir de zamm-ı sûreden sonra  okumak secde-i sehvi gerektirir mi?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Gerektirmez, çünkü orası kıraat [okuma] yeridir. Fâtiha peş  peşe iki kere okunursa, vacib tekrar edildiği için secde-i sehvi  gerektirir. Eğer farzların son iki rekâtında, Fâtiha peş peşe iki kere  okunsa, orada Fâtiha okunması, vacib olmadığı için, secde-i sehv  gerekmez. Farzların son iki rekâtında, zamm-ı sûre okunmaz. Okunursa  veya peş peşe iki kere okunsa, secde-i sehv gerekmez, çünkü orada zamm-ı  sure okumak vacib değildir. <strong>(Redd-ül muhtar)</p>
<p>Niyeti unutan<br />
Sual: </strong>Mâlikî mezhebini taklit eden kimse, gusülde veya  abdestte, Mâlikî mezhebine uymayı yahut hem buna, hem de gusle veya  abdeste niyet etmeyi unutursa, gusül veya abdest bittikten sonra veya  3-5 gün sonra hatırlasa, hatırladığı zaman, (Bu abdesti, guslü Maliki’ye  göre aldım) diye niyet ederse, sahih olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet, sahih olur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>S. Ebediyye’de, <strong>(Guslettikten sonra, tekrar abdest almak mekruhtur. Abdest bozulmadan, başka yerde almak caizdir)</strong> deniyor. Başka yerde almaktan maksat nedir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Guslettiği yerde değil de, başka yerdeki lavaboda abdest almak demektir. Böyle olursa, mekruh olmaz.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Âyet veya sûre okuduktan sonra, <strong>Sadakallahülazîm</strong> demek şart mıdır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Şart değildir, fakat söylemek iyi olur.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Çocuk doğmadan akika kesmek ve sadaka-i fıtrını vermek gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır, gerekmez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/hazret-i-yezdan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ha-mim’lerin şefaati</title>
		<link>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/ha-mim%e2%80%99lerin-sefaati.html</link>
		<comments>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/ha-mim%e2%80%99lerin-sefaati.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 20:50:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islambilgi.com/?p=4734</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Ha-mim sûrelerini okuyan cennetlik olur deniyor. Öyle bir şey var mı? CEVAP Sadece Ha-mim’ler değil, Kur’an-ı kerimin her sûresi şefaat eder. İki hadis-i şerif meali şöyledir: (Allah indinde Kur’andan daha üstün şefaatçi yoktur. Ne Peygamber, ne melek, ne de &#8230; <a href="http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/ha-mim%e2%80%99lerin-sefaati.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual:</strong> Ha-mim sûrelerini okuyan cennetlik olur deniyor. Öyle bir şey var mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Sadece Ha-mim’ler değil, Kur’an-ı kerimin her sûresi şefaat eder. İki hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(Allah indinde Kur’andan daha üstün şefaatçi yoktur. Ne Peygamber, ne melek, ne de başkası.)</strong> [Taberani]</p>
<p><strong>(Kur’an okuyun! Çünkü kıyamette şefaat eder.)</strong> [Müslim]</p>
<p>Kur’an-ı kerimin şefaat ettiği kimse de elbette cennetlik olur. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:<br />
<strong>(Ha-mim’ler yedidir. Cehennemin kapıları da yedidir. Her biri  Cehennemin bir kapısına gelip bekler, “Ya Rabbi, bana inanıp da beni  okuyanı bu kapıdan sokma!” der.)</strong> [Beyheki]</p>
<p>Bu hadis-i şerifler şartsız bildirildiği için, şartlarını da bilmek  gerekir. İlk önce, Kur’an-ı kerimi okuyanın Ehl-i sünnet bir Müslüman  olması şarttır. Gayrimüslim veya bid’at ehliyse, hiç faydası olmaz.  Bid’at ehlinin ve diğer sapıkların okuması, kendi aleyhlerine delil  olacaktır. Bir hadis-i şerif meali:<br />
<strong>(Kur’an-ı kerim okuyanlarına, ya şefaat edecek veya düşman olacaktır.)</strong> [Müslim]</p>
<p>Kur’an-ı kerim, okuyanlarına niye düşman olacak? Çünkü Kur’an-ı kerim  okuyanın, okuduğuna inanması ve onunla amel etmesi şarttır. İnanmayana  ve bid’at ehline şefaat etmez, aksine hadis-i şerifte bildirildiği gibi  düşman olacaktır.</p>
<p>Şartsız bildirilen hadis-i şerifleri okuyunca, şartsız kabul etmek yanlış olur. Mesela, <strong>(Cömert, Cennete girer)</strong> hadis-i şerifi de şartsız bildirilmiştir, yani bazı şartları var  demektir. Bu şartlarından en önemlisi, imanlı ve Ehl-i sünnet itikadında  olmaktır. İmansız, cömert olsa da Cennete giremez.</p>
<p><strong>İlmi yaymak cihaddır<br />
Sual: </strong>Ehl-i sünnet kitaplarını dağıtarak ilmi yaymak, cihad için verilen sevaba kavuşturur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet, kitap dağıtarak dini yaymak günümüzün cihadıdır ve bildirilen faziletlere kavuşturur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(İlim öğrenenle öğreten, sevabda ortaktır.)</strong> [Hatîb]</p>
<p>Hattâ ilim öğretmek, ilim öğrenmekten daha sevabdır. İlim öğrenenin ve  öğretenin rızkına Allahü teâlâ kefildir. İki hadis-i şerif meali  şöyledir:<br />
<strong>(İlim öğrenmeye çalışanın rızkına Allah kefildir.)</strong> [Deylemî, Hatîb]<br />
<strong>(Cihada sarılın ki, sıhhat bulasınız ve zenginleşesiniz.)</strong> [İ. Adiy]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/ha-mim%e2%80%99lerin-sefaati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toprağın altında ne var?</title>
		<link>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/topragin-altinda-ne-var.html</link>
		<comments>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/topragin-altinda-ne-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 13:31:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islambilgi.com/?p=4731</guid>
		<description><![CDATA[Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu dünya âhiret için yatırım yeridir. İnsan bu dünyada ne ekerse, âhirette onu biçer. Âhirette herkes pişman olacak, ama o pişmanlığı fayda vermeyecek. Peygamber efendimiz, hiç kimseye dünyayı kazanmanın yollarını bildirmemiştir. Bir defasında Eshab-ı kiram, &#8230; <a href="http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/topragin-altinda-ne-var.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:</strong><br />
Bu dünya âhiret için yatırım yeridir. İnsan bu dünyada ne ekerse,  âhirette onu biçer. Âhirette herkes pişman olacak, ama o pişmanlığı  fayda vermeyecek. Peygamber efendimiz, hiç kimseye dünyayı kazanmanın  yollarını bildirmemiştir. Bir defasında Eshab-ı kiram, hurma aşılamayı  sordular. <strong>(Deneyin, tecrübe edin, hangisi daha çok veriyorsa öyle yapın!) </strong>buyurdu.<strong> </strong>(Ben sizin dünyanızı mamur etmek için değil, ateşte yanmamanız yani âhireti kazanmanız için gönderildim) demek istedi.</p>
<p>Âhirete giden iki yol var. Hangisinden istersek gidebiliriz, tercih bize  bırakılmıştır. Eğer Allahü teâlânın rızasını kazanmak, Onun emir ve  yasaklarına uymak, Onun iyi kullarıyla beraber olmak gayretinde olursak,  kişi sevdikleriyle beraber olacağı için, biz de âhirette onlarla,  Allahü teâlânın razı olduğu yerde buluşuruz. Aksine, nefsimizin  arzularının peşinde koşarsak, âhirette de, böyle kötülerle beraber  oluruz.</p>
<p>Nefsin gıdası, her çeşit haramlardır. Dünyada nefsin arzularına kavuşmak  için, şehvet, servet ve şöhret var, ama bunun akıbeti, dünyada rezalet,  âhirette felakettir.</p>
<p>Cehennem ateşi, en şiddetli dünya ateşinden yetmiş kat daha şiddetlidir.  Oradan dünyaya bir kıvılcım gelse, her şeyi yakıp kül eder. Hâlbuki  parmağımızı bir kibrit ateşine tutamayız. İnsan, <strong>sonsuz</strong> ne demek düşünebilse, korkudan beyni akar. Cennetin de, Cehennemin de  sonu yok. Üç günlük ömür, beş günlük saltanat için böyle bir saadeti  terk etmemeli, kendimizi böyle bir felakete atmamalı. Atan, nefsinin  arzusu için atmış olur. Yani Allah’ın düşmanına <strong>(Peki)</strong>, Allah’a ve Onun dostlarına<strong> (Hayır)</strong> demiş olur. Âhirette, (Kime çalıştıysan, git ücretini ondan iste!)  derler. Onun için tercih iyi yapılmalı, sonra pişman olmamalı.</p>
<p>Behlül Dânâ hazretleri, Halife Harun Reşid’e <strong>(Bil bakalım! Toprağın altında en çok ne var?)</strong> diye sorunca, (Ölü var!) der. <strong>(Bilemedin)</strong> deyince, (Peki ne var?) diye sorar. O da şöyle der:<br />
Gelen sesleri duymuyor musun? Salihler, (Keşke biraz daha ibadet  etseydik, şu yüksek makamlara biz de sahip olsaydık) diyorlar.  Günahkârlar azap içinde, (Keşke şu günahları işlemeseydik) diye feryat  ediyorlar. Kâfirlerin feryatları ise dayanılacak gibi değil, çok  şiddetli azap içindeler. (Keşke bir kelime-i şehadet getirseydik,  Rabbimize iman etseydik) diye feryat ediyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/topragin-altinda-ne-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keramet ve istidrac</title>
		<link>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/keramet-ve-istidrac.html</link>
		<comments>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/keramet-ve-istidrac.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 17:20:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islambilgi.com/?p=4727</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Olağanüstü hâlleri görülen her kimseye, mesela, deniz üstünde yürüyen bir şeyhe keramet sahibi denir mi? CEVAP Olağanüstü hâller bazılarında görülebilir. Deniz üstünde yürüyen kişi, eğer peygamberse, bu hâline mucize, evliya ise keramet, fâsık veya bid’at ehliyse istidrac, kâfirse sihir &#8230; <a href="http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/keramet-ve-istidrac.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Tahoma; color: #0000ff; font-size: medium;"><strong><br />
</strong> </span></p>
<p><strong>Sual: </strong>Olağanüstü hâlleri görülen her kimseye, mesela, deniz üstünde yürüyen bir şeyhe keramet sahibi denir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Olağanüstü hâller bazılarında görülebilir. Deniz üstünde yürüyen kişi, eğer peygamberse, bu hâline <strong>mucize</strong>, evliya ise <strong>keramet</strong>, fâsık veya bid’at ehliyse <strong>istidrac</strong>, kâfirse <strong>sihir</strong> denir. Demek ki, her olağanüstü hâli görülen kimseye keramet sahibi  demek yanlış olur. Çok kimse, istidraçla kerameti ayıramadığı için  sapıkların kurbanı oluyor.</p>
<p>Tarikat şeyhi denilen kimse, Ehl-i sünnet değilse, denizde yürüse,  havada uçsa, ağzına ateş alsa, böyle hâller, istidrac veya sihirdir.  Onun için uçan herkesi evliya sanmamalı. Ehl-i sünnet olup olmadığına,  dinimizi, fıkıh bilgilerini, helâli haramı bilip bilmediğine bakmalı.  Bundan dolayı, ilk önce, Ehl-i sünnet itikadını ve ilmihâl bilgilerini  iyi öğrenmeli. Bunları bilen kimse, bid’at ehli şeyhlerin tuzağına  düşmekten kurtulur. <strong></p>
<p>Günahlar unutturulur<br />
Sual:</strong> Tevbe ettiğimiz bir günah, ahirette yine karşımıza çıkar mı?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Hayır, tevbe eden hiç günah işlememiş gibi olur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(Allahü teâlâ, tevbe edenin günahlarını, yazıcı meleklerine  unutturduğu gibi, kulun kendi organlarına ve dünyada bunu bilenlere de  unutturur. O kimse, Allahü teâlâya kavuşunca, artık silinmiş günahından  dolayı aleyhine şahitlik edecek kimse kalmaz.) </strong>[İ. Asakir]</p>
<p><strong>Yaşlılarda halvet<br />
Sual:</strong> Yaşlı erkekle yaşlı kadının, beraber yolculuğa çıkmaları ve yalnız bir odada kalmaları günah olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Yabancı kadınla, bir yerde yalnız kalmaya <strong>halvet </strong>denir ki, haramdır. Fakat ihtiyar kadınla müsafeha etmek ve yalnız kalmak caiz olur. <strong>(S. Ebediyye)</strong><br />
Çok ihtiyar kadınla, ihtiyar erkek sefere çıkabilir ve yalnız kalabilir. <strong>(Eşbah)</p>
<p>Eşarba mesh etmek</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Kadın olarak, dışarıda abdest alırken, saçımızın görünmemesi için, eşarbın üstüne mesh etmek caiz olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır, caiz olmaz. Hanefi’de başın tamamını mesh etmek sünnet,  dörtte birini mesh etmekse farzdır. Bunun için, eşarbı çözmeden, saçlar  görünmeden dörtte birini mesh etmek gerekir. Mesela başın arka kısmı da  mesh edilebilir. Maliki’yi taklit edenin başının tamamını mesh etmesi  farzdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/keramet-ve-istidrac.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölüleri yıkamak</title>
		<link>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/oluleri-yikamak.html</link>
		<comments>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/oluleri-yikamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 19:01:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islambilgi.com/?p=4723</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Ölüleri yıkamak, önceki dinlerde de var mıydı? CEVAP Evet, ölüleri yıkamak her dinde vardı. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Âdem aleyhisselam vefat edince melekler Cennetten hanut ve kefen getirip su ve sedir yaprağıyla yıkadılar. Üçüncüsünde kâfur koydular. Üç parça &#8230; <a href="http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/oluleri-yikamak.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Tahoma; color: #0000ff; font-size: medium;"><strong><br />
</strong> </span></p>
<p><strong>Sual: </strong>Ölüleri yıkamak, önceki dinlerde de var mıydı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet, ölüleri yıkamak her dinde vardı. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(Âdem aleyhisselam vefat edince melekler Cennetten hanut ve  kefen getirip su ve sedir yaprağıyla yıkadılar. Üçüncüsünde kâfur  koydular. Üç parça kefenle kefenleyip namazını kıldılar. Lahd yapıp  defnettiler. Sonra çocuklarına dönüp, </strong>&#8220;Ey Âdemoğulları, ölülerinize işte böyle yapın&#8221;<strong> dediler.) </strong>[Fetava-i Fıkhiyye]</p>
<p><strong>Çalgı bulunan yerde<br />
Sual:</strong> Çalgı aleti veya bilgisayar bulunan odada namaz kılmak caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Din kitaplarımızda deniyor ki:<br />
Çalgı aleti bulunan odada namaz kılmak mekruh olur. <strong>(Tergib-üs-salat, Nisab-ül-ahbar)</p>
<p></strong>Çalgı da dinlenen ve bakması haram olan resimlere de bakılan cihazlar çalgı aleti gibidir. <strong>(S. Ebediyye)<br />
</strong><br />
Şu halde, radyo, TV, bilgisayar, video gibi aletlerde çalgı çalınıyorsa  veya bakması haram olan resimler, görüntüler bulunuyorsa çalgı aleti  gibidir. Orada kılınan namaz mekruh olur.</p>
<p>Bu aletlerle hiç çalgı çalınmıyorsa veya bakması haram olan resimler  bulunmuyorsa, bu aletlerin bulunduğu odada namaz kılmak mekruh olmaz.</p>
<p><strong>Büyüklere hizmet<br />
Sual:</strong> Büyüklere hizmet edip onların rızalarını alanlar Cennete gider mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet, Allah&#8217;ın sevgili kulları olan büyük zatlara hizmet elbette daha çok sevabdır. Şu olay bunu gösteriyor:<br />
Bir Müslümanın hesabı görülüyor, günahları çok, sevapları az geliyor.  Tam Cehenneme gönderilecekken, bir küçük torba sevap hanesine geliyor ve  birden sevap tarafı ağır geliyor. Yalnız Müslüman merak ediyor, (Bu  nedir, ben hangi iyiliği işledim ki böyle beni cennetlik yaptı?) diye  meleklere soruyor. Torbayı açıp bakıyorlar ki, iki kürek toprak.  Melekler de (Bu neyin nesi, biz de bilmiyoruz, Allahü teâlâya soralım)  diyorlar ve arz ediyorlar. Allahü teâlâ buyurur ki:<br />
<strong>(O, benim veli bir kulum defnedilirken kabrine iki kürek toprak  atmıştı. Benim sevgili kulumu seven, ona iyilik eden bir kulumu hiç  Cehenneme sokar mıyım?)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/oluleri-yikamak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Niyetin önemi</title>
		<link>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/niyetin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/niyetin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 16:24:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islambilgi.com/?p=4720</guid>
		<description><![CDATA[Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) buyuruyor. Ölünce herkes pişmanlık duyacak. Pişmanlığı az olana ne mutlu! Çünkü müminin, işlediği amellerin sevabından mahrum kalması, en büyük kayıptır. Mesela davet edildiği yemeğe sadece karın doyurmak için giden &#8230; <a href="http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/niyetin-onemi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Tahoma; color: #0000ff; font-size: medium;"><strong><br />
</strong> </span></p>
<p><strong>Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:</strong><br />
Peygamber efendimiz, <strong>(İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) </strong>buyuruyor.  Ölünce herkes pişmanlık duyacak. Pişmanlığı az olana ne mutlu! Çünkü  müminin, işlediği amellerin sevabından mahrum kalması, en büyük  kayıptır. Mesela davet edildiği yemeğe sadece karın doyurmak için giden  sevab alamaz, fakat mümin kardeşinin davetine icabet etmenin sünnet  olduğunu düşünerek giden, çok sevab kazanır. Onu sevindirmek, ikram  ettiği helal rızıkları yiyip, bunlardan hâsıl olacak kuvvetle ibadet  etmek gibi başka niyetler de olursa, her niyet için ayrı sevab  kazanılır. Müminin hayat boyunca kazandığı kâr veya zarar [sevab veya  günah], niyetinin hâlis olup olmadığına bağlıdır.</p>
<p>Bütün insanları perişan ve helak eden iki şey, servet ve şöhrettir.  Herhangi bir iş, şöhret için yapılırsa, büyük felakettir. Allah’ın  dinine ve kullarına hizmet niyetiyle yapılırsa saadet olur. Servet de,  iyi niyetle elde edilmezse felakete sebep olur.</p>
<p>Dünyada iki gram altın için, iki ton toprak elenir. Âhirette de  böyledir. Niyet, altın gibidir. Çok olmasa da, amel ihlâslı olmalı.  Çünkü amellerdeki niyete bakılır. Allah için olanlar alınır, diğerleri  atılır.</p>
<p>Kanuni Sultan Süleyman Han, kendi parasıyla Süleymaniye adını verdiği  camiyi yaptırdı. Cami bitince namazlar kılındı. Sultan, hayırlı bir iş  yaptığı için çok sevindi. (İnşallah çok sevab kazandım) diye düşündü. O  gece bir rüya gördü. Terazinin bir kefesinde Süleymaniye Camii,  diğerinde ise bir bakraç yoğurt vardı. Sevab olarak, yoğurt tarafı daha  ağır geliyordu. Uyanınca merak etti, rüyasını Ebussuud Efendiye anlattı,  (Hocam hayırdır inşallah, bu rüyanın tabiri nedir?) diye sordu. O da,  (Bir araştırayım) dedi. Gidip inşaatta çalışan işçilere sordu. Bir  ihtiyar ninenin, çok sıcak bir günde soğuk bir bakraç yoğurt getirip,  (Başka bir şeyim yok, Allah rızası için alın, ayran yapıp için) dediğini  söylediler. Ebussuud Efendi, sultanın yanına gidip durumu anlattı.  Sultan, ihtiyar kadının hâlis niyetine gıpta etti.</p>
<p>Bu yüzden niyet çok önemlidir. Küçük bir şey bile, hâlis niyetle yani  Allah rızası için yapılırsa, dağlar kadar hayırdan daha üstün olur.  Mesela bir talebe, dinini öğrenmeye ve dine hizmet etmeye, Müslümanlara  ve insanlara faydalı olmaya niyet ederek okuluna giderse, her nefesi  zikir olur. Bunun gibi, hâlis niyetle yapılan bütün dünya çalışmaları  âhiret olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/niyetin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günlerin en kıymetlisi</title>
		<link>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/gunlerin-en-kiymetlisi.html</link>
		<comments>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/gunlerin-en-kiymetlisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 16:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islambilgi.com/?p=4718</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Cuma, bayramdan daha mı faziletlidir? CEVAP Cuma günü, bayram günlerinden de faziletlidir. Dört hadis-i şerif meali şöyledir: (Günlerin en kıymetlisi cumadır. Cuma günü, bayram günlerinden daha kıymetlidir. Cuma, dünyada ve Cennette müminlerin bayramıdır.) [Riyad-un-nasıhin] (Günlerin seyyidi yani efendisi cuma, &#8230; <a href="http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/gunlerin-en-kiymetlisi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual:</strong> Cuma, bayramdan daha mı faziletlidir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Cuma günü, bayram günlerinden de faziletlidir. Dört hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(Günlerin en kıymetlisi cumadır. Cuma günü, bayram günlerinden  daha kıymetlidir. Cuma, dünyada ve Cennette müminlerin bayramıdır.)</strong> [Riyad-un-nasıhin]<br />
<strong><br />
(Günlerin seyyidi yani efendisi cuma, ayların efendisi muharrem,  ağaçların efendisi sedir ağacı, dağların efendisi Tur-i Sina,  Habeşlilerin efendisi Bilal, İranlıların efendisi Selman, sözlerin  efendisi Kur’an, Kur’anın efendisi Bekara, Bekara sûresinin efendisi  Âyet-el-Kürsi’dir.)</strong> [Deylemi]<br />
<strong><br />
(Ümmetimin bayramları içinde, cumadan daha kıymetli bayram yoktur ve o  günkü iki rekât namaz, cuma günü dışındaki bin rekâttan efdaldir.)</strong> [Deylemî]<br />
<strong><br />
(Allah indinde günlerin seyyidi cumadır. O, Kurban ve Ramazan Bayramı günlerinden de kıymetlidir.)</strong> [Buhari]</p>
<p><strong>Merhaba ne demek?<br />
Sual:</strong> Bazı yerlerde, gelen misafire merhaba deniyor. Merhaba ne anlama geliyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Burada, (Rahat ol, serbest ol, hoş geldin, bizden sana zarar gelmez) manasındadır.</p>
<p><strong>Seferi imama uyan<br />
Sual: </strong>Seferi imama uyunca, imam selam verdikten sonra, iki rekât daha kılarken Fatiha okumak gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bazı âlimler, seferi imama uyan mukim, üçüncü ve dördüncü  rekâtlarda Fatiha okumasa da olur dediyse de, Şems-ül eimme Abdülaziz  Halvani ve başka âlimler, okur dediler. O hâlde, ihtiyat ederek  okumalıdır. <strong>(Cami-ur-rumuz, Tatarhaniyye)</p>
<p>Dört elif miktarı uzatmak</strong><br />
<strong>Sual:</strong> Kur’an-ı kerimde dört elif miktarı uzatılması gereken yerde bir elif miktarı uzatırsak, vacibi terk etmiş mi oluruz?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır, vacib terk edilmiş olmaz. Dört elif miktarı uzatmak  kıraat ilminin vacibidir, bildiğimiz vacib gibi değildir. Yani şer’an  vacib değildir. Dört elif miktarı uzatılmazsa, mahzuru yoktur, mekruh da  olmaz.</p>
<p><strong>Tedavide haram madde<br />
Sual: </strong>Alkol, kan gibi haram olan bir maddeyi tedavide kullanmak caiz midir?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Namaz kılan ve o konuda tecrübesi olan salih bir doktor,  (Tecrübelerimle biliyorum ki, bu hastalığın bu haram maddelerden başka  etkili mubah ilacı yoktur) derse, o zaman haram olan bu maddeleri tedavi  maksadıyla kullanmak caiz olur.</p>
<p><strong>Bankaya kiraya vermek<br />
Sual:</strong> İş yerini, bir bankaya kiraya vermek caiz midir?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Evet, helal işler de yaptığı için caizdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/gunlerin-en-kiymetlisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mesul müdürlük</title>
		<link>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/mesul-mudurluk.html</link>
		<comments>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/mesul-mudurluk.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 16:27:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islambilgi.com/?p=4714</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Bir diş tabibi, bir muayene yeri açsa, fakat kendisi hiç işle uğraşmasa, bütün işleri diş teknisyeni yapsa, diş doktoruna da, diplomasından dolayı, belli bir ücret verilse, diş hekiminin diplomasına karşılık aldığı ücret helal olur mu? Bunun gibi, bir eczacı, &#8230; <a href="http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/mesul-mudurluk.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Tahoma; color: #0000ff; font-size: medium;"><strong><br />
</strong> </span></p>
<p><strong>Sual:</strong> Bir diş tabibi, bir muayene yeri açsa, fakat kendisi hiç işle  uğraşmasa, bütün işleri diş teknisyeni yapsa, diş doktoruna da,  diplomasından dolayı, belli bir ücret verilse, diş hekiminin diplomasına  karşılık aldığı ücret helal olur mu? Bunun gibi, bir eczacı, bir eczane  açsa, ilaç işine hiç karışmasa, hepsini eczacı kalfası yapsa, kalfa,  eczacıya belli bir ücret verse, eczacının, diplomasına karşılık aldığı  ücret helal olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mesuliyet diş tabibinde ve eczacıda olduğu için, belli bir  ücret almasında mahzur yoktur. Kalfa, yanlış bir ilaç verse eczacıdan  sorarlar. Diş teknisyeni yanlış bir şey yapsa onu da, diş tabibinden  sorarlar. Mesul [sorumlu] müdür oldukları için ücret helal olur.</p>
<p><strong>İçki satana kiraya vermek<br />
Sual: </strong>Mubah şeyler yanında, içki de satan birine, mesela içki  satan markete veya içkili lokanta açacak olana, dükkânımızı kiraya  vermek caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Caiz değildir.</p>
<p><strong>Fatiha okumayı unutmak<br />
Sual:</strong> Herhangi bir rekâtta, Fatiha okumayı unutan, bunu namaz içinde telafi edebilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hanefi&#8217;de, Fatiha okumak vacibdir. Fatiha&#8217;yı unutan, secde-i  sehv yapar. Maliki&#8217;deyse, Fatiha okumak farzdır. Bir rekâtta farz terk  edilince secde-i sehvle namaz kurtulmaz. Namazı tekrar kılmak gerekir.</p>
<p><strong>Oturarak imamlık<br />
Sual:</strong> İmamlık yapıyorum. Dizlerim ağrıdığı için ayakta  duramıyorum; namazları oturarak kılıyorum. Cemaate imam olmamda bir  mahzur var mıdır? Bir de, abdest almam mahzurludur. Teyemmüm ediyorum.  Teyemmüm etmiş olan, abdest alan cemaate imam olabilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teyemmüm etmiş olan, abdest almış olana; oturarak kılan, ayakta kılana imam olabilir.</p>
<p><strong>Günah için yemin<br />
Sual:</strong> Günah olan bir şey için yemin eden, mesela (Vallahi bira içeceğim) veya (Kumar oynayacağım) diyen ne yapar?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Haram işlemez, yani bira içmez ve kumar oynamaz, yemin ettiği için yemin kefareti verir.</p>
<p><strong>Rayiç bedel<br />
Sual:</strong> Dükkânı 5 yıllığına kiraya verdim, fakat şimdi paranın  değeri düştü. Aynı emsaldeki dükkân, 2-3 katı fiyata kiraya veriliyor.  Rayiç bedelini istemek caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>İstemek caiz olur, fakat cebretmek, vermeye mecbursunuz demek  caiz olmaz. Çünkü anlaşmayı tek taraflı olarak bozma hakkı yoktur. Razı  olursa, piyasaya uygun olarak kira artırılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/mesul-mudurluk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kocası için süslenmek</title>
		<link>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/kocasi-icin-suslenmek.html</link>
		<comments>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/kocasi-icin-suslenmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 15:22:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islambilgi.com/?p=4711</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Yeni evliyiz. Kocam, sanatçı bayanlarla çalışıyor. Eşimin onlara gönlünün düşmemesi için, eşe karşı süslenmek caiz olduğuna göre, ben de makyaj yapıyorum. Bu makyajlı hâlimle, dışarı da çıkıyorum. Günah oluyor mu? Günahsa sadece bana mı, yoksa eşime de günah oluyor &#8230; <a href="http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/kocasi-icin-suslenmek.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Tahoma; color: #0000ff; font-size: medium;"><strong><br />
</strong> </span></p>
<p><strong>Sual: </strong>Yeni  evliyiz. Kocam, sanatçı bayanlarla çalışıyor. Eşimin onlara gönlünün  düşmemesi için, eşe karşı süslenmek caiz olduğuna göre, ben de makyaj  yapıyorum. Bu makyajlı hâlimle, dışarı da çıkıyorum. Günah oluyor mu?  Günahsa sadece bana mı, yoksa eşime de günah oluyor mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Eğer eşiniz, harama bakmaktan çekinmiyorsa, ne kadar güzel  olursanız olun, ne kadar süslenirseniz süslenin, hatta dünyanın en güzel  kadını siz olsanız bile, yine o, çirkin birine bakabilir. Çünkü insanın  nefsi, haramlardan hoşlanır, gıdası haramlardır. Onun için, önce nefsin  terbiyesi gerekir. Haramların ateş olduğunu bilen, eşi çok çirkin olsa  da, harama bakmaz.</p>
<p>Dışarı makyajlı çıkmak haramdır. Mubah olsa da, yani evde de yapsanız,  makyaj, eşinizin harama bakmasını önleyemez. Bu, sadece kendimizi  kandırmak olur. Makyajlı olarak sokağa çıkan kadından, eşi de, sözü  geçen diğer aile büyükleri de, sorumlu olur. Koldaki bilezikleri ve  eldeki yüzükleri, kolye, kına, sürme, fondöten gibi diğer ziynetleri de  göstermemek gerekir. Süslenip, koku sürünerek sokağa çıkmak günahtır.  İki hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(Bir kadın, koku sürünüp dışarı çıkar ve kokusunu duyurmak için,  bir topluluk yanından geçerse, ona bakana da, kendine de, zina günahı </strong>[göz zinası] <strong>yüklenir.)</strong> [Nesai]<br />
<strong><br />
(Bir kadın, cezbedici koku sürer ve erkekler de, ona bakarsa, evine gelinceye kadar Allahü teâlânın gazabında olur.)</strong> [Taberani]</p>
<p><strong>Ateşle dağlamak<br />
Sual:</strong> Bir hadiste, <strong>(Şu üç şeyde şifa vardır: Bal şerbeti, hacamat, ateşle dağlama; ama ateşle dağlamadan menederim)</strong> deniyor. Şifalı şey neden yasaklanıyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hasta olmamak için, sağlam insanı ateşle dağlamak, tevekkülü  bozar. Hasta olanın doktor tavsiyesi üzerine yaptırması caizdir.  İkincisi dağlamak tehlikeli yaralara sebep olabilir. Herkese aynı  faydayı vermesi de kesin değildir. Bir de, dağlamanın faydası, başka  ilaçlarla da, temin olunabilir. Bu bakımdan dağlamak tavsiye edilmiyor. <strong>(S. Ebediyye)</strong></p>
<p><strong>Akşam yemeği<br />
Sual: </strong>Akşam yemeğini yememenin mahzuru var mıdır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet mahzuru vardır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(Çok az da olsa akşam yemeğini yiyin, çünkü akşam yemeğini terk etmek yaşlanmaya sebeptir.) </strong>[Ebu Nuaym]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islambilgi.com/gunun-sohbeti/kocasi-icin-suslenmek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

